Home Dijital Gazete Siyasi krizin çevre ülke yayılma etkileri

Siyasi krizin çevre ülke yayılma etkileri

by karkafalar

Siyasi krizin çevre ülke etkileri… Rusya-Ukrayna geriliminin daha büyük boyutlara ulaştığı görülüyor. Ancak askeri gerilimin bitmesi, uluslararası gerilimin de bittiği anlamına gelmiyor. ABD ve AB’nin Rusya’ya yönelik olası ambargoları, ülkeler arasındaki gerilimin devam edebileceğine ve bunların ekonomik ve mali yansımaları olabileceğine işaret ediyor. Böyle bir durumda hem bölge ekonomisi hem de finansal piyasalar gelişmelerden etkilenecektir.

 

Enerji profili… Avrupa’da doğalgaz fiyatları ise yaptırım ve arz kesintisi beklentileri nedeniyle arttı. Brent petrolün fiyatı varil başına 103 dolara yükseldi. Yaptırımların hesaplaşmaya dönüşmesi emtia fiyatlarında çok daha yüksek seviyelerin görülmesine neden olabilir. Dünya doğalgaz rezervlerinde %19 gibi bir paya sahip olan Rusya, Avrupa’nın ithal ettiği doğalgazda da yarıya yakın bir paya (%41) sahiptir. Ayrıca Rusya, dünya petrol üretiminin %13’ünü elinde tutarken, dünya alüminyum üretiminde tarımsal ürünlerden buğday üretiminde üçüncü sırada yer almaktadır.

 

russia turkey trade

Rusya’nın başlıca ticari ortakları… Kaynak: Bloomberg

 

Türkiye açısından ekonomik etkiler… Dışişleri Bakanlığı’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada, Türkiye, Ukrayna’nın siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki kararlılığını vurguladı. Bu nedenle gerilimin artması önümüzdeki dönemde Rusya ile ticari ilişkileri de etkileyebilir. Türkiye Rusya ile 22,9 milyar dolar, Ukrayna ile 5 milyar dolar ticaret hacmine sahipken, Türkiye rafine petrol ithalatının %39,4’ünü, ham petrol ithalatının %56,2’sini Rusya’dan sağlıyor. Ayrıca Türkiye, Ocak verilerine göre turizm gelirlerinin %10,5’ini Rusya’dan, %2,9’unu Ukrayna’dan sağladı. Bu paylar 2021 yılının başında sırasıyla %17,5 ve %5,5 idi. Yani turizm gelirlerinde yaklaşık olarak %20’lik bir etkiden söz edilebilir. Bu doğrudan etkilerin yanı sıra askeri çatışma halinde petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışlar eğer kalıcı olursa, dış ticaret, cari işlemler dengesi, döviz kuru ve enflasyon yoluyla Türkiye’nin makroekonomik dengelerinin bozulma olasılığını da içermektedir.

 

2014 yılında Ukrayna krizinin etkilerine baktığımızda; 2014-15 yılları arasında Rus ziyaretçi sayısı %18,5 azaldı. Ancak asıl düşüş, Rusya ile uçak krizinin yaşandığı ve ilişkilerin gerginleştiği 2015-16 yılları arasında gerçekleşti. 2016 yılında bir önceki yıla göre %76 düşüş yaşanırken, Rusya’nın toplam turizm gelirleri içindeki payı %3’e geriledi. İlişkilerin normale dönmesi ile 2017 yılında ciddi bir baz etkisi ile tekrar eski haline geldi. 2020’deki düşüş ise zaten pandemi ile ilgili ciddi seyahat kısıtlarının olduğu dönemi işaret ediyor. Ukrayna’da yıllara göre önemli bir kırılma yok. 2016 yılında %47 gibi önemli bir oransal artış var.

 

Katmanlı etkileri şöyle özetleyebiliriz;

 

·        İhracatta kayıp

·        Turizm gelirlerinde düşüş

·        Enerji faturasında artış

 

Yıllara göre Rusya ve Ukrayna’dan ziyaretçi sayısı… Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı

 

Sonuç? Mevcut jeopolitik risk ekseninde Türkiye’nin enflasyonist dengeleri ve buna bağlı olarak borçlanma profili olumsuz etkilenebilir. En zorlayıcı faktör elbette petrol fiyatlarındaki artış olacak. Elbette stratejik dengeler de önemlidir. Rusya’nın enerji akışı ve turizm açısından Türkiye için önemli bir ekonomik ortak olması ülkenin durumunu doğrudan ilgilendirmektedir. Enflasyon cephesinde ise döviz korumalı mevduatlarla döviz kurlarındaki hareket yavaşlamış olsa da, enerji fiyatları kaynaklı ek etkilerin risk oluşturabileceğini ve cari dengeyi olumsuz etkileyebileceğini düşünüyoruz. Turizm gelirlerinin olumsuz etkisi Türkiye’nin döviz ihtiyacını daha da zorlayabilir. Yükselen jeopolitik riskle birlikte turizm sektöründen beklenen para girişi beklentilerin altına düşebilir ve kısa vadede lira üzerindeki olumsuz baskı artabilir. Küresel piyasalarda emtia talebinin artması, kısa-orta vadede maliyet enflasyonu beklentilerinin de hızlı bir şekilde artacağına işaret ediyor. Merkez Bankası’nın kısa-orta vadeli fiyatlama davranışına ilişkin varsayım ve tahminlerini yukarı yönlü revize etmesi gerekecektir. Enflasyon denge noktasının önceki varsayımlardan daha yukarıda oluşabileceğini değerlendiriyoruz.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

You may also like

Leave a Comment